Eveet, kreş maceramız törenlerle başladı.. 11 Şubat 2bin9, saat 10'da Nilsu eğitim öğretim dünyasına girmiş oldu.. evde yerinde duramayan, bıcır bıcır konuşan, dediğim dedik Nilsu, fotoğraflardan da görüldüğü gibi, süt dökmüş kediye döndü yabancı bir ortama girince. sanırım ilk gün durgunluğu yaşadı, etrafı inceleyip tanımaya çalışıyordu. orda olmak istemediğini düşünmüyorum, çünkü ben arkada fotoğrafları çekerken bi ara beni gördü, baktı şöyle, sonra
kafasını çevirip yaptığı işe, yani etrafı incelemeye devam etti.
biri soyulmuş diğeri soyulmamış iki muz.. babannesinin Nilsu doğmadan önce işlediği panonun altına asıldı. nasıl yaptığını da bir güzel anlatıyor ki.. "fıırçayla boyayı bööle aldıım, bööle boyadım, bööle tuz döktüüm..." tuz dediği de sanırım şu renkli kumlardan, soyulmuş muzun üstünde sarı kumlar var.. ben ilk elişini çok beğendim, bakalım daha ne sanat eserleri oluşucak o kreşte :)))
teleton görüşmesini de anlatmam lazım.. telefonu eline almış, Erdem de "kimi arıyosun kreşten arkadaşını mı?" dedi.. "avet" dedi Nilsu. -"peki adı ne?", -"biymeem :))" biraz sonra bizimkinin elinde telefon "aloo, kyeşten aykadaşım meyabaa.. ben yayın okula geelcem sen de geelcek misin? hhmm aveet.. " çok çabuk büyüyorlar diil miii :))))

1 yorum:
Önce geçmiş olsun diyim, yeni okudum hastalığını. İnsan hiç kıyamıyor di mi?
Kreş de hayırlı olsun. Ben de Ada için biryerler arıyorum ama ya çok pahalı geliyor ya da kötü:)Şöyle haftada birkaç gün buluşacak bir oyun grubu olsa da bir arkadaşı olsa bari. Çok yalnız. Önerebileceğin bir grup filan var mı? Ada'ya çok büyük iyilik yapmış olursun. biliyorsun, evden çalıştığım için doğru dürüst dışarı da çıkamıyoruz çünkü...
Yorum Gönder
Hoşgeldiniz :)