Frankfurt'tan ve Essen'den gelen sevgili arkadaşlarımız sayesinde çok güzel bi hafta sonu geçirdik. ben kalabalığı, misafiri seviyorum, minicik çaydanlıktan çay yetiştiremeyip herkese yeni demlenmiş demini almamış sapsarı çay içirsem de, herkese yetecek sandalye bulamayıp yandaki komşunun deposundan yürütsek de, bence curcuna eğlenceli oluyor :) bu hafta sonu da Ankara'dan misafir bekliyoruz, bu sefer 2 güncük kalıp tadını damağımızda bırakmayacaklar, koca bir hafta buraların altını üstüne getiricez :)
30 Kasım 2006'da aramıza katılan ve o günden beri dünyamın merkezinde yer alan birtanecik bal kızımı hem sevdiklerimle paylaşmak hem de yıllaar sonra hoş ayrıntıları hatırlamak istedim :)
babannesiyle büyükbabasının Ankara'ya dönmemeleri için "oturma izni alsınlar burda kalsınlar"
okula başlamadan önce Tilburg'da yalnızlık çektiğini düşünen babası bir arkadaşı olsaydı diyince "ee sırık abim (Nilgün'ün eşi) benim arkadaşım diil mi?"
evde yemeğe çağıran babasını şikayet için bana "ben babama hadi evlenelim diyorum o bana hadi yemeğe diyor"
Eskişehir gezimizde (ekim 2009) Nilsucum sen iyiki geldin diyen Nuray Hanım'a "siz de iyi ki geldiniz"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Hoşgeldiniz :)