03 Eylül 2008

Hafta sonu üçlemesi- Ruj

En şekerini en sona sakladıım, yuujş!! Sen daha su demeyi becereme, ama "ruj" kelimesini, hem de kimse özellikle öğretmeden öğren??? Susayınca nasıl tarif ediceğini şaşırıyor, mutfağı gösteriyor, bardakları gösteriyor, su içen birini gösteriyor, ama su demiyor işte. Hafta sonu, sen git, çekmeceden rujları bul, hepsinin kapaklarını açıp açıp söyle: "yujş" Ama bir kelime bu kadar mı tatlı söylenir? insanın dudakları bu kadar mı sevimli oynar??

Yeni öğrendiği bir başka kelime de "dur". Hikayesi şöyle, Nilsu iş yapmayı çok seviyor, ben de çamaşırları toplarken onları yatak odasına götürmesini rica ediyorum, işe yarama sevinciyle götürüyor. Yine hafta sonu, başka bir odadan seslenerek yanıma çağırdım Nilsu'yu, "bunları yatak odasına götürür müsün anneciim??". Çok sevdiği bi iş dedim ya, sesimi duyar duymaz "duy" diyip yanıma koşmaya başladı :)) Farkettim ki ben dur kelimesini çok sık kullanıyorum ve aynı böyle durumlar için kullanıyorum, yani Nilsu bana "anne" diye seslendiği zaman "dur" diyerek yanına gidiyorum.. Zaten bu yaşlar taklit etme zamanlarıymış, o kadar güzel ki böyle şeker birinin sizi taktit etmesi :))
Ballı kuzum benim..

1 yorum:

Adsız dedi ki...

süslü Nilsu,,,, yakışır sekerime:)))

Yorum Gönder

Hoşgeldiniz :)