Ne demiştik, gittik gidiyoruz gidicez derken sonunda geldik, Tilburgdayız. bir aydır. alıştık sayılır, ama Hollanda bize alışamadı henüz :) çok yavaşlar, anca alışıcaklar naapalım, yine de gelişme var, internetimiz bağlandı :) bu arada boş durmuyoruz tabi, civar şehirleri, ülkeleri keşfetme çabamız sürüyor. bugün hafta sonunu kapsayan uzun bi keşif gezisinden döndük, dedim artık şu gezileri bi kayıt altına alıyım.. gezerken hep Nilsu büyüyünce bu gezileri ne kadar hatırlar, ne anlatır acaba filan diye konuşuyoruz.. heralde 'ben 3,5 yaşındayken şuralara şuralara gitmişim' der.
Efteling, büyüük bi park.. Nilsu da sevdi, ona göre de bir kaç oyuncak ve saire vardı ama park diyince herkesin düşündüğü (bizim de gitmeden önce düşündüğümüz) gibi 'çocuk parkı' diil. güzel bir yer, beğendik :)

Amsterdam'a gitmesek olmazdı, çok merak ettiğim ama gidince biraz hayal kırıklığına uğradığım şehir. Yine de birkaç kez daha gidip iyice keşfedersem severim diye umuyorum :)
Tilburg'da yağmurlu bir pazar günü ne yapsak diye düşünürken müze gezmeye karar verdik. doğa müzesine gittik,
bi de yanında yazı müzesi varmış. Nilsu tüy kalemle oraları karalıyor sanıyorduk ama bir baktık ki adını yazmış..
Rotterdam gezisi çok güzel geçti.. elimizde harita şehri boydan boya yürüdük denilebilir..
burada gezdiğimiz şehirleri Türkiyedeki şehirlere benzetme alışkanlığı edindik. mesela Tilburg Isparta kadar filan anca, önce çankırı diyorduk ama üniversite var diye Ispartada karar kıldık.. bu benzetmede, Amsterdam İstanbul oluyorsa Rotterdam da Ankara oluyor. ben zaten Ankara'yı da severim, Rotterdam'ı da sevdim doğrusu, giderim yine fırsat olursa..
Eren'in sayesinde okyanusa kadar uzandık.. hatta gitmişken iki de müze gezdik, 'inci küpeli kız' ı bile gördük. (şimdi yazmasam
Eren kızardı :) bu imkanları bize sağlayan şehir ise den Haag.. Antalya kadar olmasa da bi Mersin ya da Muğla denebilecek bi şehir işte, tabi ilçeleri hariç..
İki günlük keşif gezisinden henüz döndüğümüz şehir ise eşi benzeri olmayan, bir foto ve bir kaç cümle ile anlatılamayak bir efsane olduğu için bu yazımı burda bitiriyorum.. heyecan olsun biraz, neresi acaba neresi bu efsane :))
Efteling, büyüük bi park.. Nilsu da sevdi, ona göre de bir kaç oyuncak ve saire vardı ama park diyince herkesin düşündüğü (bizim de gitmeden önce düşündüğümüz) gibi 'çocuk parkı' diil. güzel bir yer, beğendik :)Amsterdam'a gitmesek olmazdı, çok merak ettiğim ama gidince biraz hayal kırıklığına uğradığım şehir. Yine de birkaç kez daha gidip iyice keşfedersem severim diye umuyorum :)
Tilburg'da yağmurlu bir pazar günü ne yapsak diye düşünürken müze gezmeye karar verdik. doğa müzesine gittik,
bi de yanında yazı müzesi varmış. Nilsu tüy kalemle oraları karalıyor sanıyorduk ama bir baktık ki adını yazmış..Rotterdam gezisi çok güzel geçti.. elimizde harita şehri boydan boya yürüdük denilebilir..
Eren'in sayesinde okyanusa kadar uzandık.. hatta gitmişken iki de müze gezdik, 'inci küpeli kız' ı bile gördük. (şimdi yazmasam
Eren kızardı :) bu imkanları bize sağlayan şehir ise den Haag.. Antalya kadar olmasa da bi Mersin ya da Muğla denebilecek bi şehir işte, tabi ilçeleri hariç..İki günlük keşif gezisinden henüz döndüğümüz şehir ise eşi benzeri olmayan, bir foto ve bir kaç cümle ile anlatılamayak bir efsane olduğu için bu yazımı burda bitiriyorum.. heyecan olsun biraz, neresi acaba neresi bu efsane :))
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Hoşgeldiniz :)