29 Ekim 2010

İkinci gün

Paris gezimizin ikinci gününü anlatmayı unutmuşum.. sacre cour- ressamlar yokuşuna gittiğimiz gün. Nilsu'yu çok beğenen ressam bayanın yarı fiyatına portre çizmeyi teklif etmesiyle, tombul yanaklı (?) Nilsu portremizi cebimize koyup, tepeden muhteşem Paris manzarası izlemek üzere sacre cour şatosuna (şato mudur, kilise midir bilemediğim, tarihi enfes bir yapı) tırmandık. gerçekten tırmanılıyor, çünkü binlerce basamak merdivenin sonunda bulunuyor şato. tabi tabiat koşulları yüzünden, yüklerimizi taşıması beklenen bebek arabası kendisi bir yük haline geldi. (bu bi yerde daha olmuştu, evet Frankfurt yakınlarındaki küçük tarihi şehir Merlot, bkz bir önceki ileti, soğuktan Nilsu'nun kafasını benim şalımla sardığımız yer :) hava güzel, ortam çook kalabalıktı. Parise yukarıdan baktıık baktık.. sonra da aşağılara doğru inerek Paris'in çok zarif ve şık hediyelikleriyle dolu mağazalarını gezdiik gezdik. Normalde turistler için yapılan, bulunduğun şehri ya da ülkeyi hatırlatması beklenen incik boncuk benzeri hediyelikleri hiç beğenmem. ama Paris'te gerçekten çok şirin, şık, hoş, zarif hediyelikler satılıyor.. şallardan mutfak önlüklerinere, saatlerden şapkalara, çantalardan kalemlere herşeyde göze hoş görünen bi tasarım var. Neyse, hediyelikleri sacre cour dan fazla anlattım nerdeyse :)) çok beğendik biz Paris'i, umarım daha ayrıntılı gezma fırsatım olur günün birinde..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hoşgeldiniz :)