Uzun zamandır Nilsu'nun yaptığı ufak bir hareket üzerine ya da söylediği bir küçük cümle üzerine yazılar yazmıyorum.. aslında bana çook malzeme veriyor. buraya ilk geldiğimiz zamanlarda söylediği "kapank" kelimesini ballandıra ballandıra anlatmayı az tasarlamadım kafamda, ama yazmadım şimdiye kadar işte, şimdi başına geçtim, bakalım ne çıkacak ortaya?
Ablam burdaydı daha, Nilsu şişenin kapağını alıp teyzesine "kapank kapank" dedi, ablam da gülerek "o ne demek" diye sordu, işte o cevap bizi günlerce güldürmeye yetti: "ingilizcesiii"..
Yıkanınca nerdeyse beline gelecek kadar uzayan saçlarını tek omzuna alıp "bak eren abla oldum" demesi de çok hoşuma gitmişti.
Ablam burdaydı daha, Nilsu şişenin kapağını alıp teyzesine "kapank kapank" dedi, ablam da gülerek "o ne demek" diye sordu, işte o cevap bizi günlerce güldürmeye yetti: "ingilizcesiii"..
Yıkanınca nerdeyse beline gelecek kadar uzayan saçlarını tek omzuna alıp "bak eren abla oldum" demesi de çok hoşuma gitmişti.
Şıpıdak Nilgün ve eşi sırık abi ile parka gitmiştik bir pazar günü, Nilsu çimlerde koşturuyor filan, erdem dedi ki "bi arkadaşı filan olsa ne güzel oynarlardı şimdi" bunu duyan laf ebesi "e sırık abim benim arkadaşım diil mi?" cevabını eksik etmedi.
Aynı çiftimiz İspanyadan dönerlerken bize yemeğe geleceklerdi, Nilsu'dan masayı hazırlamak için yardım istedim, kaç kişiysek ona göre peçete çıkarmasını söyledim. hemen aynı anda "kaç kişi oluyoruz? Nilgün ablamlar 2, biz 3, bir iki üç dört beş, 5 kişi oluyoruz" diye ayaküstü hesap yapmasın mı??
Malum geçen hafta babanneyle büyükbaba geldiler, gelirken de Nilsu'nunönceden sipariş ettiği kitapları getirdiler, 30 küsür kitap, her gün bir kaç tanesini okuyorlar, Nilsu 20ye yakın kitabın isimlerini karıştırmadan sayıyor. yalnız bir kitapta şaşırmış,pirincin kahraman olduğu bi kitap, büyükbabası dedi ki "bunu bir kez daha okuyalım, sanırım pirinç ve kahramanlık kavramlarının pek ilişkisini kuramadın o yüzden aklında kalmadı". Nilsu'nun cevabı "evet, ilişkisini kuramadım"
Az önce büyükbabasına söylediği, aslında benim ayıp diye kızıdğım söz: "bu kadar tartışma yeter" aslında gerçekten ayıp ama komik de aynı zamanda :)Aynı çiftimiz İspanyadan dönerlerken bize yemeğe geleceklerdi, Nilsu'dan masayı hazırlamak için yardım istedim, kaç kişiysek ona göre peçete çıkarmasını söyledim. hemen aynı anda "kaç kişi oluyoruz? Nilgün ablamlar 2, biz 3, bir iki üç dört beş, 5 kişi oluyoruz" diye ayaküstü hesap yapmasın mı??
Malum geçen hafta babanneyle büyükbaba geldiler, gelirken de Nilsu'nunönceden sipariş ettiği kitapları getirdiler, 30 küsür kitap, her gün bir kaç tanesini okuyorlar, Nilsu 20ye yakın kitabın isimlerini karıştırmadan sayıyor. yalnız bir kitapta şaşırmış,pirincin kahraman olduğu bi kitap, büyükbabası dedi ki "bunu bir kez daha okuyalım, sanırım pirinç ve kahramanlık kavramlarının pek ilişkisini kuramadın o yüzden aklında kalmadı". Nilsu'nun cevabı "evet, ilişkisini kuramadım"
şimdi okuyunca belki o kadar enteresan gelmeyen cümlecikler bizizamanında çok güldürmüş, çok şaşırtmıştı.. Bu hatfa okul heyecanımız var bu arada.. 1 aralıkta yani 4 yaşının ilk gününde Nilsu okula başlıycak, burda işler öyleymiş.. kasım ayı için bize 5 randevu ayarladılar, alışma turları, ilki bu perşembe, 4 kasım.. Nilsu okulda hiç konuşmayacağını söylüyor, düşünmüş öyle karar almış.. dil öğrenmesinin çok zor olduğunu düşünüyor, zor olmayacağına ikna etmeye çalıştım ama başarılı olamadım.. kendisi görerek anlıycak. işallah çok güzel geçer ilk günü de her günü de..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Hoşgeldiniz :)